sapıklık etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
sapıklık etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

7 Temmuz 2017 Cuma

Çakma üstad Kadir Mısıroğlu'nun büyük katkılarıyla... Şeytan aleyhillane sunar.... | Nazımcılar coştular | Mehmet Fahri Sertkaya | Akademi Dergisi

nakşibendi, rabbani, hakkani, nazım, kıbrısi, üstad, kadir, mısıroğlu, zikir, tarikat, cemaat, sebil, yayınevi, kitapları, üsküdar, fatıma, mehlika, ibrahim, tatlıses,

Şeytan aleyhillane sunar.... 

Çakma üstad Kadir Mısıroğlu'nun büyük katkılarıyla... Ve işte karşınızda, İslam tarikatı kimliğine bürünmüş bir şeytan tarikatı... 

Din cahili olduğu, temel seviyede fıkıh ilmi bile bilmediği halde, her meselede kendini üstad göstermeye kalkan, her meseleye bu yetersiz hali ve samimiyetsizliği ile burnunu sokup dehşet verici vebale sokan akıl almaz yorumlar yapan, bu haline bir de nifak alametleri ekleyip ''Hz. Ali'nin de hatasını buldum. Hz. Osman akrabalarını kayırmıştır' iftiraları atabilen... 

Buna rağmen her yanı sapıklık olan, islam'la ve müslümanlarla dalgasını geçen şarlatan Nazım Kıbrısi aleyhine bir cümle kurmayan ve onu inatla, ısrarla ehl-i sünnet gençlere muteber biri gibi, hatta veli ve hatta mürşid bir kul gibi gösteren, hatta onu metheden bir kitabı yakın tarihte, hep bozuk kitaplar satan Sebil yayınevinden neşreden Kadir Mısıroğlu'nun da büyük pay sahibi olduğu bir sapıklığı izliyorsunuz. 

İşte bunlar hep, kendini alim, hoca, üstad, dava adamı tanımak için dinimizi kullanan İslamcı zihniyetin sebep olduğu fitneler... İslam'da böyle bir şey yok. Nazım Kıbrısi de uzun yıllar önce izah ve ispat ettik ki İngiliz istihbaratında görevli şarlatanın tekiydi. Onun, herkese açıkladığı itikadı ve herkesin önünde sergilediği ameli dikkate alınınca, müslüman kabul edilmesine imkan, ihtimal yok. Kendisi, cehennemine gitti ama peşi sıra sapık yolunu bıraktı. Hala birileri bu vahim tablodan tesirlenip titreyip mü'minleri bu tehlikelerden kurtarmak yerine, İslamcı zihniyet ile davranıyor, ateşe benzin döküyor, İslam dinine ve müslümanlara büyük zarar veriyor. 

Kendini ehl-sünnet müslüman tanıta tanıta, dünyanın neresinde itikadı ve niyeti bozuk sözde alim/hoca, özde İslam'ı kendi çıkarlarına alet eden İslamcı varsa, onları muteber gösteren ve kitaplarını basan, çok uzun yıllardır tekrar tekrar yapılan bütün ikazlara rağmen duruşunu gözden bile geçirmeyen, karşımızda iyice çaresiz kalınca yıllardır susup duran ve bir türlü mindere çekemediğimiz sözde üstad Kadir Mısıroğlu'nu, bu millete üstad tanıtmak, kitaplarını tavsiye etmek, satmak ve yaymak, kişiye vebal/günah olarak yeter de artar.




Sözde üstad Kadir Mısıroğlu'nın kızı Fatıma Mehlika Mısıroğlu tarafından yazıldığı iddia edilen ve sözde ehl-i sünnet ve sağlam kitaplar satması ile meşhur olduğu iddia edilen Sebil yayınevinden yıllardır bütün tepkilere/ikazlara rağmen neşredilen/satılan 'Semamızda Bir Yıldız' isimli yüz karası kitabın kapak resmi...


Dikkat! Gerçek sahibinin CIA olduğu ispat edilmiş olan Facebook ve benzeri Amerikan menşeli sosyal ağlar bizi uzun yıllardır sansürlüyor. Bu yayını paylaşıp, söz konusu sosyal ağlar üzerinde yaymayı, duyurmayı başaramayacaksınız. Ayrıca bu sosyal ağlardaki sayfalarımıza takipçi olduğunuzda, paylaştıklarımızın çoğunu göremeyeceksiniz. Bu, son sekiz senedir bu şekilde. Bu nedenle bizi, Akademi Dergisi'ni ve Mehmet Fahri Sertkaya'yı, farklı konudaki yüzlerce sitelerimizin bütün yayınlarını Telegram kanalımızdan takip etmenizi tavsiye ederiz: www.t.me/AkademiDergisi

(Takipçiler birbirinin isim ve telefon numaralarını bile göremez. Çok güvenli ve huzurlu bir ortamdır.)

8 Mayıs 2013 Çarşamba

Her olağanüstü hal keramet değildir. Şeyhlik iddia eden herkes şeyh değildir

adnan oktar, istidraç, keramet, mucize, olağanüstü haller, sahte şeyh Nazım Kıbrisi, sapık tarikatlar, sapıklık, sihir - büyü,


ÇOCUKLARINIZA İZLETTİRMEYİN! Ama siz mutlaka izleyin!

Her olağanüstü hal keramet değildir. Olağanüstü haller dinsiz- imansızlarda bile görülebilir. Ya da bu videoda gördüğünüz gibi kendini Müslüman zan eden sapıklarda da görülebilir. 

Bu tarz sapıkların yaptıkları tamamen sihirdir. Burada alet olan, kullanılan müridler bile yaşananların şeyhlerinin kerameti olduğuna inandırılırlar. Lakin vaziyet göründüğü gibi değildir. 


Bunlar hiç zor şeyler değildir. Hepsi de sihirdir. Hindistan başta olmak üzere dünyanın pek çok ülkesinde, kendilerini Müslüman olarak tanıtmayan pek çok bozuk dinin mensubu olan kişilerin ellerinde de bu tarz olağan üstü haller görülebilmektedir. Onların yaptığı da sihirdir. Sihir mevzuu çok derin bir mevzudur. Tam anlamı ile anlamaya çalışmadan önce iyi derecede İslami ilimlerde birikim gerektirir.

Bu tarz sözde İslami tarikatlarda sergilenen sapıklıkların peşine düşenler son dönemde iyice artmakta, Müslümanlarla mücadele eden küfür sistemleri ise bunlarla -her nedense- mücadele etmemektedirler. 

Çok üzücüdür ki, ülkemizdeki sözde İslami basında yazan yazarlarımıza kadar, hatta Üstad kabul edilen yazarlara kadar pek çok kimse, sergilenen bu sapıklığın "keramet" olduğunu düşünmektedirler. 

Bunun İslam dinine göre tarifi/tabiri "İstidraç"tır



HARİKULADE/OLAĞANÜSTÜ  HALLER

İrhâs, nebinin nübüvvetini izhâr etmeden evvel kendinde zuhur eden harikulade hâllerdir. Hz. Isâ {a.s.)'nın beşikte iken konuşması, Rasûlullâh Efendimiz (s.a.v)'i  bi'setinden evvel dâima bir bulutun takip etmesi ve ağaçların selam vermesi gibi.

Mucize, peygamber olduğunu izhâr ve isbât için bir peygamberden sadır olan harikuladedir. Rasûlullâh'ın mucizesi gayet çoktur. En büyük mucizesi Kur'ân'dır. Çünkü enbiyânın mucizeleri umumiyetle kavimlerinin iftihar ettikleri şeylerin cinsinden olur ki, acziyetteri ortaya çıkınca nebilerini tasdik edip saadet-i dâreyne nail olsunlar. Meselâ, İsâ (a.s) zamanında tıp ilmi ileri gitti, insanlar onunla iftihar ettiler. Lâkin anadan gözsüz doğanları tedavi ve ölüyü ihya edemediler. Hz. İsâ (a.s.) körlerin gözlerini açmak, ölüyü diriltmekle onları âciz kıldı. Rasûlullâh Efendimiz zamanında Arap kavmi fesahat ve belâgatle ileri gitti. Kur'ân'ın fesahati ve belagatı onları âciz bıraktı. Hatta bir âyetin bile mislini getirmekten âciz oldular.

Keramet, nübüvvet dâvasında bulunmayan marifet ve taat ehli velîden zuhur eden harikuladedir. Keramet, velî olan kuluna Allah'ın ikramıdır. Kerâmet-i evliya haktır. Vukuuna delil çoktur. Meselâ, Hz. Meryem'in yanında yaz günlerinde kış, kış günlerinde yaz meyvelerinin bulunması, Süleyman (a.s.)'ın vezirinin uzak mesafeden Belkıs'ın tahtını göz açıp kapayıncaya kadar getirmesi gibi. Bu kerametlerin hepsi Kur"an'la sabittir. Binâenaleyh inkâra imkân yoktur.



Meûnet, amelleri ve ahlâkı güzel olan bâzı mü'minlerde bir iddiaya dayanmadan zuhur eden harikulade hâllerdir, bâzı mü'minlerin sıkıntı ve musibetlerden kurtulmaları, kolaylıkla maişet tedârik etmeleri büyük bir tehlikeyi kolayca atlatabîlmeleri gibi. Bu meûnet Allah'ın kullarına lütfü, ihsanı ve yardımıdır. "Kul bunalmayınca Hızır yetişmez" sözü meûneti hatırlatır.

İstidrâc, küfrü ve isyanı zahir olan kimsenin elinden kendi arzularına muvâfık olarak zuhur eden harikulade hâllerdir. Fravun'un 400 sene gibi uzun yıllar yaşayıp baş ağrısı bile görmemesi, şeytanın ölümden sonraki dirilişe kadar kendisine ömür verilmesi için yaptığı duanın kabul edilmesi gibi. (Duası kabul oldu ancak ömrü dirilişe kadar değil kıyamete kadar uzatıldı.)

İhanet, küfrü ve isyanı açık olan kimsenin elinden kendi isteğinin aksine zuhur eden hâllerdir. Meselâ, Müseylemetü'l-Kezzâb "Ben nebiyim ve nübüvvetime su keçi şahadet edecek" dedi ve keçi de "Sen yalancı melunsun" dedi. Yine mucize gösteriyorum diye suyu az olan kuyunun suyunun çoğalması için kuyuya tükürdü, fakat kuyuda mevcut olan su da kurudu.

Anlaşılacağı üzere olağanüstü haller bir kafirin hatta şiddetli ve zalim bir kafirin elinde bile görülebilir. Bu hal evliyanın kerameti mi yoksa kafirin/münafığın istidracı mı diye çok dikkat etmek gerekir.

Eskiden beri bazı sapık tarikatların kendi vücutlarına zarar vermeleri, kesmeleri, delmeleri ve buna rağmen kanama bile olmaması da keramet değil istidraçtır.  Şeytani/Cinni bir durumdur. Bu haller onların yüksek mertebelerde olduklarını değil aşağılık derekelerde olduklarını ve cinnilerin elinde oyuncak olduklarını, yaşadıkları hallerinde sihir olduğunu gösterir.

Bu güne değin en çok tıklanılanlar